“Bir çağ yangını bu...” Biliyorum...Gerçek hayat, bir dernek genel kurulunun "dilek ve temenniler" faslının görüşülmesine benzemiyor!Ama yine de “ummak istiyor” insan... Mutlu yıllar... Yeni bir yıl... Yeni bir gün... Geçmişin yorgunluğu mu desek... Tazelenen umutların coşkusu mu? Kim bilir... Akıntıya kapılmış sürüklenirken bir nefeslenme ihtiyacı belki... ••• Zaman... İnsan kalabilen yanımızla... Sığınmaya çalıştığımız... Korunaksız bir liman. ••• Ahmet Hamdi Tanpınar diyor ya: “Ne içindeyim zamanın,Ne de büsbütün dışında;Yekpare, geniş bir ânınParçalanmaz akışında.” Bu kadarıyla bile, bir...
Dere yataklarında yerleşim olmayacağını... Mimar Sinan’dan ilham almadan köprü yapılmayacağını... Rant iştahıyla yapılan şehir planlarının... Verilen imar ruhsatlarının akılla, bilimle bağdaşmayacağını... Vadi içlerinde orman emvali depolanmayacağını... “Doğal afetler tarihi”ne itibar etmemenin... İşin ehline kulak vermemenin sonuçlarının ağır olacağını... Ve...
"Muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkmanın" ya da kendimize lâyık gördüğümüz muhayyel “değer”i hak edebilmemizin yolu öncelikle birbirimizi ve kavramları "doğru" anlamaktan geçiyor. İnsanlığın evrensel değerleriyle örtüşen "ortak bir dil" kurmadan bu "yolculuğu" sürdürmek zor. Büyüyoruz elbette… Ama bunu “irileşmeden” farklılaştırarak...
Anlaşılan o ki, 1955’te bulduğu çocuk felci aşısını “güneşin patentini alabilir misin?” sorusuyla “özgür bırakarak” büyük bir serveti elinin tersiyle iten Jonas Salk’ın davranışının günümüz dünyasında etik bir karşılığı kalmamış. Ülkemizde koronavirüs vakalarını ilk kez görmeye başladığımız günlerin hemen ardından 21 Mart 2020’de “İnsanlık için...
Bu topraklarda kendi “bestemizi” büyük ölçüde kendimiz yapacağız. ● “Aş derdini, iş derdini çözmüş… Beyin göçünü tersine çevirmiş… Yarınlara umutla bakan… Müreffeh bir Türkiye!” Temamız bu olmalı! Her icra edişimizde, her seslendirişimizde farklı bir “enstrümanı” devreye sokmayı başarmalıyız… Tıpkı Bolero’daki gibi! Fonda… Sürekli aynı tempoyla çalan...
“Teknoloji geliştikçe insanlığın sorunları da çözülecek" iyimserliğini korumak mümkün mü? Düşünmemiz gereken önemli sorular var: ● Teknolojik gelişmelerin seyrini etkileyebilme gücünü önemli ölçüde “elinde bulunduranlar” nasıl bir gelecek “tasarlıyor?” ● Demokratikleşmeyi dikkate almayan bir teknolojik gelişim, bu işleyiş biçimiyle tek başına yeryüzündeki geniş toplum...
Onlar neyi, nasıl yapıyor da giderek zenginleşiyor? Biz nerede hata yapıyor ve yerimizde sayıyoruz? 25 Haziran 1950… Kuzey Kore, Sovyetler Birliği ve Çin’in desteğiyle Güney Kore’yi işgal ediyor… Bunun üzerine… Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Kuzey Kore’ye askerî müdahale kararı...
Tesla’nın geçen yıl yaptığı patent başvurusundaki bilgiler son derece şaşırtıcı… Başvuru, üretecekleri elektrikli araçların menzilini 1.6 milyon km’ye çıkartmayı öngörüyor. Otomobil teknolojisinde nasıl bir dünya ile karşı karşıya olduğumuzu anlatmak için bundan daha somut bir veri bulamayız herhalde. Güftesi...