döne döne…

döne döne…

Meraklısı dinlemek isterse: https://www.youtube.com/watch?v=MmSMYWPXxLIhttps://www.youtube.com/watch?v=ul-G5G8rTDshttps://www.youtube.com/watch?v=vDN5rG3wLa4

“Yeşilçam emekçisiyim ben…”

“Yeşilçam emekçisiyim ben…”

Ne söylese…Ne anlatsa…Söz dönüp dolaşıp film setlerinde biriktirdiği anılarına geliyor…Kolay değil, set teknisyenliğine otuz yılını vermiş Fedai Abi. Ondan öncesi de epey renkli.“Serde Arnavutluk var” diyor…“Gençliğimde bostancılık da yaptım… At arabacılığı da… Motor-şase ustalığı da yaptım… Demircilik de…”“Ama ne zaman ki otuzumda Yeşilçam’a adım attım… Ayırabilene aşk olsun… Sonrasında kendimi hep öyle hissettim… ‘Yeşilçam emekçisisin sen Fedai’ dedim, kendi kendime.”Kıstığı gözleriyle sık sık dalıp...

“Yaşayacak…”

“Yaşayacak…”

Ahir ömründe... Ama sapasağlam bir edayla çapa halkalarını kaynatırken gördüğümde... "Yaşayacak" dedim... Şaban Amca "Yaşayacak!" 16’sında... Ana-baba toprağından, Cide'sinden kopup adım attığı İstanbul’da... Can Yücel'in: “…Hani nerde o İstanbul? Nassı koymuşlar ki ona, İstanbul’u kodunsa bul!” dediği şehirde... 80’inde hâlâ "ekmeğini arayan" bir insanı anlatmaya söz mü yeter? Sohbetini bile elini işten çekmeden sürdürüşündeki çalışma azmine... "İşi süründürmemek lâzım, bir an evvel bitirip yerine...

“İnsan okur…”

“İnsan okur…”

Okunan... Ama sadece canlarımıza okunan bir hayata "hooop" diyebilme kaygısı... Üzerini kitaplarıyla donattığı güzeller güzeli, sapsarı 1973 model vosvosunun sağ arka kapısının camına böyle yazmış Vural: "İnsan okur..." Çengelköy'de biraz deniz kokusu almak... Biraz İstanbul'un hayhuyundan uzaklaşmak... Arada bir iki bardak da çay içmek üzere Çınaraltı'na yürürken bu görüntüyle kalakalıyorum olduğum yerde... Bu ne şimdi? Oysa birazdan onca insanın yine aynı masada nasıl sohbetsiz...

Page 8 of 13 1 7 8 9 13

Kategoriler